HABERLERTüm Haberler

Covid-19 Sonrası Atık Yönetimi

Covid-19 Sonrası Atık Yönetimi

Dünyada oluşan atık miktarları sürekli artmaktadır. BM ve Dünya Bankası verilerine göre 2010-2050 projeksiyonunda dünya nüfusunun 7 milyardan 10 milyara çıkması öngörülürken, oluşan atık miktarının ise 1.3 milyar tondan 4 milyar ton seviyelerine çıkacağı öngörülüyor. Yani önümüzdeki 30 yıl içerisinde nüfus artışı %40 civarı artarken atık miktarı artışı
%300 seviyesinde olacak.  Dünya olarak hali hazırdaki atık yönetim politikaları ile bu ölçekteki bir artışla baş etmemiz zor gibi gözüküyor.  Hele hele ''Pandemi" gibi Dünya dengelerini kökünden değiştirecek hiç hesapla olmayan "Yeni Nesil" felaketlere yeni yaklaşımlar geliştirmek bizler için zorunluluk haline gelmiştir.  

Örnek olarak okyanuslardaki Mikro Plastik kirliğine sebep olan 10 büyük nehrin 2'si Afrika'da bulunmaktadır. Yani gelişmiş ülkeler Asya ülkelerine ucuz üretin, yaptırıp, Afrika ülkelerindeki açlık ve sefalet ve doğal kaynakların zenginlik için yok olmasına ortak bir çözüm bulmadıkları sürece, sebep oldukları kirlilik ama deniz yoluyla ama hava yoluyla ya da başka bir yolla kendilerine geri dönecektir.

2017 yılında Çin'in uygulamaya başladığı "Green Fence" uygulaması dünya atık dolaşımını büyük ölçekte kısıtlamıştı. Son 3 yıldır özellikle Avrupa ve Amerika «Green Fence" sebebiyle ellerinde kalan düşük kaliteli atıkları yönetemez hale geldiler. Bunun üzerine yeni gelişen ‘’Pandemi’’ Lojistik kanallarının tıkanması ve kontaminasyon riski sebebi ile bu durumu majör atık üreticisi olan gelişmiş ülkeler için daha vahim bir hale getirmiştir.

Tüm ülkeler atık artıklarını kendi ülkelerinde ham maddeye çevirme, bertaraf etme yöntemlerini düşünür hale geldiler. Ülkemizde ise geri dönüşüm sanayinin, özellikle 1/3 ü ithal kağıt getirmek zorunda olan kağıt geri dönüşüm sanayi, yine %50 si ithal plastik atık ithaline muhtaç plastik sanayi için şapkayı önüne koyup düşünme vakti gelmiştir. Yıllardır çok defa bahsettiğimiz atıklarımızı her gün çöpe gömüyoruz ve gömmek içinde maliyet ödüyoruz söylemi değer kazanmıştır. Halbuki çöpe gömülen atıkları içinde kağıt sanayine de plastik sanayine de yerecek ham madde bulunmakta.


Sokak Toplayıcılığı Virüs salgını sebebiyle birçok şehirde yasaklandı. Kağıt ve plastik geri dönüşüm sanayinin ham madde kanalı kesildi. İthalat kanallarındaki lojistik maliyetlerinin yükselmesi ve yavaşlayan dünya düzeni sebebiyle imkansız hale geldi. Zorda olan bu iki sanayinin bu krizden sonra kanallarını daha sürdürülebilir hale getirmesi gerekliliği bir kez daha önemli hale geldi.
Sokak Toplayıcılığı Belediyeler Kanalı ile sistem içine alınabilir. Belediyelerin ve
anlaştığı firmaların atıkları toplamak için zaten personele ihtiyacı var. Sürekli kayıt içi çalışmak İsteyen sokak toplayıcısı sistem içine girer.Sisem içine girmek isteyen , kayıt dışı çalışıp canı istediği zaman sokağa çıkan toplayıcı sistemden çıkarılır. Yöntem basit ancak Belediyeler de Bakanlık da konuya sosyolojik değil siyasi yaklaştığı için bu güne kadar çözülemedi.  

08.04.2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum'un imzası ile yayınlanan genelgeye göre evlerde çıkan maske, eldiven gibi atıklar ayrı torbada biriktirilip, evden çıkarılmadan önce 72 saat bekletilip sonrasında kapının önüne çıkarılsın denmiş. Bu atıklar evsel atıkla birlikte çöp depolama sahalarına gönderilecek. Bu torbanın içine vatandaşın kaç saat önce eldiven koyduğunu, 72 saat bekletip bekletmediğini bilmek pek mümkün gözükmüyor. Aslında şöyle olsaydı; Her haneye belediyeler tarafından dağıtılan veya marketlerde ulaşılabilir olacak kırmızı tıbbi atık vasfında küçük boy poşetler içinde biriktirilen maske, eldiven, ilaç atıkları, belediyenin belirleyeceği haftanın bir günü toplanarak Tıbbi Atık Toplama araçları ile bu amaçla lisans alınmış bertaraf tesislerine gönderilmeliydi. Ülkemizde Tıbbi Atık Bertaraf tesisleri her ilde olmakla beraber kapasitesi de yeterli vaziyettedir.

Atık Sektörü neden kendini ifade edemeyen bir sektör olmaktan çıkamıyor tartışmasını kendi aramızdaki sohbetlerde çok yaparız. Belki bu günlerde güncel olan ve Sağlık Bakanlığının oluşturduğu, fikri sorulan Bilim Kurulu modeli bizim alanımızda Atık Sektörü Bilim ve Uygulama Kurulu olsaydı bahsi geçen konular tartışılır, Bakanlıklarımıza öneriler sunulabilirdi.


Atık sektördeki tecrübeli ekiple yürütülen TÜRKTAY yürütme kurulu ile olmasını önerdiğimiz., 7-8-9-1 O. TÜRKTAY Panellerinde dile getirdiğimiz çevre müfettişi projesi Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamaya konulmuş. Çocuklarda çevre hassasiyetinin oluşmasını hedefleyen Çevre Müfettişliği Projesinin ekran yüzü TRT Çocuk'un çocuklar tarafından sevilen çizgi karakteri Çevre Müfettiş karakterini canlandıran Emiray
olmuş. Bu proje tutarsa umarım ardından TÜRKTAY Panellerinde önerdiğimiz atık sektörünü denetleyebilecek müşavir karakterlerinde olacağı konusunda ümidimiz arttı. 


Sonuç olarak;


Mevcut atık kaynakların kurtarılmasını ve kullanımını optimize etmek için ülkemizin yeni bir eylem planı olmalıdır.
Covid- 19 Virüs ile kontaminasyon riski nedeni ile her ülkenin kendi atık sorununu kendi topraklan içerisinde çözmesi gerekecek. Çevresel, ekonomik, teknik ve politik yönleri dikkate alacak çok boyutlu bir bakış açısı benimsemeliyiz.  

Bununla ilgili açık düzenlemeler, uyum şemaları geliştirilmeli, finansal ve ekonomik yapılarla birlikte kalkınma politikalarına uygun olarak toplumun gerekli davranış değişikliklerinin nasıl sağlanacağı tartışılmalıdır. Dünyamız şimdiye kadar yaptıklarımıza tepki olarak reaksiyon vermeye başladı.


Atık özelinde bakarsak;  


Atık azaltımı, yeniden kullanım ve geri dönüşüm hiyerarşisi içerisinde kalmak "Değerlendirilemeyecek Atık " diye bir şey olmadığını anlamak ve atıkları gömmenin devekuşu gibi başını kuma gömmekten farkı olmadığını "FARK ETMEK " zorundayız. Yoksa Dünya bize cevabını kendi yollarıyla vermeye devam edecek. 

Sağlıkla Kalın
.