HABERLERTüm Haberler

İTHAL PLASTİK Mİ YASAK OLSUN ? İTHAL HABER VE HABERCİ Mİ ?

İTHAL PLASTİK Mİ YASAK OLSUN ? İTHAL HABER VE HABERCİ Mİ ?

Ülkemizin habercilik anlayışı malum durumdayken yetmiyormuş gibi birde dışardan haberci ithal etmişiz. Ülkemizde yapılmakta olan plastik ithalatı yapılmasın diye haber yapmış malum uluslararası bir ithal haber kanalı. Kırık Türkçe konuşan ithal bayan muhabirin yaptığı haber !! Adana’nın ücra köşesine dökülmüş plastik işleme esnasında çıkan atık plastik. Aslında bu ithal muhabiri Sultanahmet meydanında çöp kutularının içine plastikleri haber yaparken görseniz “ne güzel Türkçe öğrenmiş elin İngiliz’i gelmiş turistik alanda haber yapıyor” dersiniz. Tebrik etmek lazım hanımefendiyi. İstanbul da Sultanahmet’te haber yapmak yerine Adana’nın en ücra köşesinde kırık Türkçesi ile ithal haber yapmış.

Haber videosuna ulaşmak için ;

https://www.haberler.com/avrupa-dan-ithal-edilen-cop-adana-da-yol-13780069-haberi/

İşin enteresanı haber ithal, muhabir ithal, atık ithal. Hangisi yasak olsun ?

Son iki yıldır çevreyi sadece plastik kirletiyor, okyanusa kadar indi, balıkların karnından bizim karnımıza haberleri artık sıktı derken Çevre Bakanının “karışık plastik ithali yasaklanacak” açıklaması ile ithal haber amacına ulaşmak üzere.

Plastik çevreyi kirletmez, onu kullandıktan sonra doğaya atan kişi kirletir! Onu doğaya atmaz ilgili alanlara bırakır ve doğru ellerde işlenirse plastik çöp değil bir hammaddedir. Bu işlemler yapıldığında çevreye faydası, ekonomik faydasını artık hepimiz biliyoruz.

Son iki yıldır yapılan sipariş, yanlı, araştırmadan yapılan ithal haberler ithal plastikten daha fazla zarar veriyor.

KOBİ ler plastik atık ithalatını keyfinden veya ekonomisinden değil mecburiyetten yapıyor. Ülkede yeteri miktarda atık plastik bulunamadığı için ithal ediliyor. Elbet Çevre Bakanlığımızın atık politikaları ile önümüzdeki yıllar içinde ithalata gerek kalmayacak. O döneme kadar Avrupa’nın 2. Dünyanın 6. Büyük sektörü olan ülkemiz plastik endüstrisini atık plastik ile beslemek zorundayız. Tabiiki çevreye zarar vermeden.

Ülkemize yıllık 600.000 ton civarı plastik atık ithal ediliyor. İthal edilen karışık plastik atık için ithalatçı firmalar 100 ila 600 € / ton arasında bedel ödeyerek getiriyorlar. İçeriği PET - PE – PP olup çöp ihtiva etmez. Özelliği de karışık plastik olmasıdır ki gönderen ülkelerde bu plastikleri cinsine göre ayırmak maliyetli olduğu için ülkemiz plastik geri dönüşüm girişimcisine gönderilir.

 Sipariş, yanlı, ithal haberlerde gördüğünüz kötü görüntüler istisnai durumlardır. Failleri kayıp olup geneli temsil etmez. Denetim açığını kullanan kötü niyetli kişiler, ithal edilen karışık plastik kodu ile aynı kodu kullanarak çöp ithal edip (genel menşei de İTALYA’dır) birde ton başına Türkiye teslimi 50-100 € üzerine ceplerine para alıp tarlalara bırakıp kaçmaktadırlar. Ülkeye gönderirken üzerine para verilen atıktan şüphelenilip gümrükte “dur bakalım neden üzerine para veriyor bu Avrupalı?” diye sorgulansa bu sipariş, ithal haberler yapılamayacak. Çöpler ülkemize giremeyecek. Aslında bu kadar basit bir mekanizma ile bile kontrol edilebilir.

Her sektörde olduğu gibi bu alanda da hainler oluyor. Denetim eksikliği sebebiyle işini düzgün yapan firmalar bu haberlerden çok etkileniyor. Üzerine bedel alınarak getirilen veya bedava getirilen atıkları engellemek için gümrük kapılarında, limanlarda denetim arttırılmalı. Hatta ülkenin bir güneydoğusunda, iki tane de batısında ihtisas gümrüğü belirlenip atıklar sadece ihtisas gümrüğünden ithal edilebilir. Konusunda uzman kişiler denetler ve gerekirse tüm ürünler indirilip bindirilerek denetlenebilir. Mecliste yasalaşmakta olan Çevre Ajansı bu işi pek tabi yapabilir. İthal karışık plastik ithal eden geri dönüşüm firmalarına Çevre Bakanlığı tarafından ilave işleme kriterleri getirilebilir, hatta getirilmeli de. Çünkü karışık plastik atıklarını iptidai sistemde ayıramazsınız, özel modern sistemler ile ayrılmalı. Bu sistemi kuran ve doğru işleten denetimli firmalara izin verilmeli.

Ancak konu bu düzlemden çıkmış, 1456 adet plastik geri dönüşüm firması atık karışık plastik ithal edebilme potansiyelli firma halindedir. Bunlardan tesis anlamında işleyebilme yeteneği, kapasitesi olmayan firmalar işin tamamen ticaretini yapmakta, konu ehil ellerden çıkmaktadır.

İthal edilen karışık plastikler modern tesislerde ayrılır, plastikler çeşitlerine göre PET, PE, PP hammadde, nihai ürün olarak ihraç edilir, istihdam yaratır. İçinden çıkan az miktar organik tehlikesiz atık arıtma tesislerinde bertaraf edilir. Yıkama yapılan su da arıtma tesislerinden geçirilir ve sistem içinde tekrar kullanılır. Önceki yazılarımda bahsettiğim üzere GREEN DEAL mutabakatında bu işlemler çok önemlidir. Bu mutabakat gereği plastik kullanımı, orijinal yani petrolden imal edilen yerine geri dönüşümden imal edilen plastik kullanımı teşvik edilmekte. Bazı marka kıyafet, içecek firmaları kullanmaya başladı bile.

 Birkaç yıl önce geri dönüşümden imal edilmiş hammadde – ürün, orijinalinin yani petrolden imal edilen plastiğin daha altına fiyattan piyasada işlem görmekteydi. Bu gün atık plastikten imal edilen hammadde – ürün orijinali ile aynı fiyatta. Çünkü çevreye hassasiyet gösteren firmalar petrolden imal edilen plastik yerine geri dönüşümlü üründen imal edilen ürünlere rağbet ediyorlar. Önümüzdeki yıllarda geri dönüşümlü plastik ürünü orijinalinden daha pahalı satılması muhtemeldir. Bu durum ülkemiz plastik işleme kapasitesini daha da geliştirip Avrupa’da 1. sıraya getirebilecek bir fırsattır.

Plastik ithalatını yasaklamak - kısıtlamak yerine, doğru modelle çevreye en ufak zarar vermeden plastik atık işleme merkezi yapabiliriz. Ekonomik fırsat anlamda, 100 – 500 €/Ton a ithal edilen atık plastik, ehil geri dönüşüm firmalarında işlendikten sonra 1.500 €/Ton a granül hammadde olarak satış değeri vardır. Bu hammaddeyi alıp işleyip nihai ürün haline getiren ve ihraç eden Türk firmasının satışı özellikle tekstil sektöründe 10.000 €/Ton a kadar çıkmaktadır.

Umarım ithal haber yaptıranların neden yaptırdığını anlamışsınızdır. Bunlara fırsat vermeyelim, Ekonomik fırsatı iyi değerlendirelim.